Film festivalleri: Nedir? Nasıl başvurulur?

Son yıllarda ülkemizde ve dünyada film festivalleri gelişme gösterip sinemacıların kendilerini tanıtma ve seyirciyle buluşma mecraları haline geldi. Bu yazıda hem film festivalleri konusunda detaylı bilgi verip hem de film festivallerine nasıl başvurulması gerektiği hakkında bir takım pratik bilgiler sunacağız.

Öncelikle işe film festivallerini tanımlamakla başlayalım.

Film festivalleri nedir?

Bu soruyu tersten sormak festivallerle ilgili ön yargıyı kırmak adına çok daha faydalı olacaktır: Film festivalleri ne değildir? Örneğin, sanılanın aksine film festivalleri sadece sanat filmlerinin yer aldığı gişenin alternatifi mecralar değildir. Ya da film festivalleri sadece sinema sanatını desteklemek amacı güden masum organizasyonlar değildir.

Film festivalleri aslında reklam ve finansman işlevi görürler. Her bir film festivalinin kendine ait bir gündemi ve özel bir amacı olmakla birlikte, festivallerin bir takım genel işlevleri vardır. Film festivalleri çeşitli yöntemlerle seyirciye ulaşma amacı güden sinemacıların kendilerini pazarlama mecralarıdır. Örneğin, yapımcılar festivalleri ziyaret eden dağıtıcımlara filmlerini satmak için çaba gösterirler. Böylece gişede ve online platformlarda daha çok seyirciye ulaşmaya çalışırlar. Çünkü festivallerde filmleri çok düşük sayıda insan seyreder ve bu sayı bir sinema filmi için yeterli değildir.

Festivallerde verilen ödüller ise bu reklamın daha etkili bir şekilde gerçekleşmesini sağlar. Festivaller ödüller aracılığıyla sinemayı desteklerken kendi dünya görüşlerini ve kendi geleceklerini de desteklemiş olurlar. Çünkü filmler olmazsa festivaller de olmaz. Kısacası, festivaller pratik nedenlerle düzenlenir. Film festivallerini ve burada dağıtılan ödülleri genelde yapıldığı gibi sinema sanatı adına yüceltmenin hiçbir anlamı yoktur. Sanat çok daha geniş bir kavram olmakta birlikte, bir filmin sanatsal bir değer taşıyıp taşımaması filmin seyirciye hangi yöntemle ulaştığı ile değil, filmin kendisiyle ve yaratıcısının filme yaklaşımı ile ilgilidir. Yani bir film, festivallerinde gösteriliyor veya ödül alıyor diye sanat filmi olmaz ya da sanat adına yapılan her film festivaller aracılığıyla pazarlanacak diye bir kural bulunmaz.

Film festivalleri çeşitleri

Film festivallerini çeşitli kategorilere ayırabiliriz. Örneğin; hepimizin yakından bildiğini tahmin ettiğimiz Cannes, Berlin, Venedik, Sundance, Toronto, Locarno, Rotterdam gibi büyük film festivalleri bulunur. Bu festivallerin dünyadaki etki gücü ve organizasyon becerileri üst seviyelerdedir. Bu festivallerin birinde filminizin gösterilmesi sizi ve filminizi geniş bir kitleye tanıtma fırsatı sunar.

Büyük festivaller kadar prestijli olmayan fakat evrensel olarak etki gücüne sahip San Sebastian, Tribeca, Karlovy Vary, Moskova, Tokyo, Montreal gibi festivaller de önemli festivaller arasındadır.

Bunun dışında Saraybosna gibi bölgesel etkiye sahip festivaller olmakla birlikte bir ülke hatta sadece bir şehir ölçeğinde etki alanına sahip daha küçük film festivalleri bulunur.

Festivallerin tanınmış organizasyonların kalite kontrolünden geçmiş olması festivallerin prestiji adına önemlidir. Sinema Sanatları ve Bilimler Akademisi, İngiliz Sinema ve Televizyon Sanatları Akademisi, Avrupa Film Akademisi gibi köklü organizasyonlar bazı festivalleri kendi ölçütlerine göre değerlendirir. Bu değerlendirmeyi geçen festivallerde ödül alan filmler Oscar Ödülleri, Bafta Ödülleri ve Avrupa Film Ödülleri gibi yarışmalara aday gösterilmeye hak kazanır.

Burada saydığımız kategorilere girmeyen onlarca hatta yüzlerce film festivali bulunur. Tabii ki bunların hepsi kötüdür diye bir yargılama yapmak yanlış olur, çünkü gelişmekte olan bir çok muhteşem film festivali vardır. Bu festivalleri değerlendirmek için bazı ölçütleri kendiniz uygulayabilirsiniz. Gelin şimdi bu ölçütlere bakalım.

film festivalleri
Cannes Film Festivali´nden bir kare.

Film festivalleri nasıl değerlendirilir?

Bir film festivalinin büyüklüğü ve prestiji hakkında sağlam fikirler veren nitelikler vardır. Bu nitelikleri aşağıdaki soruları sorarak bulabiliriz.

Festival uzun yıllardır aralıksız düzenleniyor mu?

Eğer bir festival uzun yıllar aralıksız düzenleniyorsa belli bir standarta ulaşmış ve bir gelenek oluşturmuş demektir. Uzun yıllar düzenlenen festivaller yeterli sayıda insanın ilgisini çekmek ve takipçi kazanmak adına büyük avantajlara sahiptir.

Festival ilk gösterim şartı koyuyor mu?

Büyük ve prestijli festivaller evrensel, bölgesel veya ulusal anlamda filminizi ilk keşfeden festival olmak isterler. Bu yüzden festivaller büyüklüklerine göre farklı ölçeklerde ilk gösterim şartı koyarlar.

Festival organizatörleri ve destekçileri kimler?

Film festivalinin organize eden insanlar kim? Festival başkanı kim? Özgeçmişinde sinema ve organizatörlük adına ne tür başarılar bulunuyor? Festivale destek veren kurumlar hangileri? Festival devlet desteği alıyor mu? Bu tarz sorular festivalin organizasyon becerileri hakkında sağlam fikirler verecektir.

Geçtiğimiz yıllarda seçkide olan filmler neler?

Geçtiğimiz yıllarda festivallerde ne tür filmler gösterildi? Hangi başarılı ve umut vaat eden sinemacılar ağırlandı?

Festival jüri üyelerini açıklıyor mu?

Festivalde yarışma düzenleniyorsa, yarışmaların jüri üyeleri kimler? Jüri üyeleri festival başlamadan önce açıklanıp tanıtılıyor mu?

Festival fiziksel gösterim yapıyor mu?

Festival, seçkideki filmleri yeterli sayıda seyirci kapasiteli iyi bir sinema salonunda gösterebiliyor mu?

Festival para ödülü veriyor mu?

Festivalin para ödülü verip sinemacıları desteklemesi, ödül için yeterli finansmanı sağlayabildiği için festivalin belli bir standartta olduğunun göstergesidir. Fakat para ödülü bazen yanıltıcı olabilir. Çünkü ilk yıllarını düzenleyen bazı festivaller yüksek para ödülleri vaat ederek parayla prestij satın almaya çalışabilirler.

Festival nerede düzenleniyor?

Festivalin düzenlendiği ülkenin ekonomik ve kültürel olarak gelişmiş olmasının yanında özel olarak sinemasının gelişmiş olması ve dünyada etki alanının büyük olması önemli faktörlerdir. Festivalin düzenlendiği şehirde yaşayan insanların belli bir sinema kültürüne sahip olması festivalin aktif geçeceğinin göstergesi iken, insanları cezbedecek özellikleri bulunan yüksek turizm değeri olan şehirlerde düzenlenen festivaller de şehre insan çekerek etki alanlarını genişletebilirler.

Festival, yönetmeni ve ekibi festivale davet ediyor mu?

Gösterilen filmlerin yönetmeni ve ekibinin festivale (bütün festivale sadece ödül törenine değil) davet edilip masraflarının karşılanması büyük ve disiplinli organizasyonların işidir.

Festivalin sosyal medya hesapları aktif mi?

Festival sosyal medya hesaplarında aktiviteleri hakkında bilgilendirici paylaşımlar yapıyor mu? Yeterli sayıda takipçi bulunuyor mu? İnsanlar festival hesabıyla etkileşimde bulunuyor mu?

Festival tutarlı mı?

Tabii ki yukarıda saydığımız özelliklere bir bütün halinde bakmak gerekir. Çünkü bir festivalin bir özelliği çok ön plandayken diğer bütün yönlerden berbat olabilir. Böylece festivaller bazı özelliklerini abartıp manipülasyon yaratabilirler. Örneğin; genelde büyük festivaller çok sayıda başvuru alırlar. Fakat günümüzde bir festivale kaç tane filmin başvurduğunun festival büyüklüğü adına pek bir göstergesi kalmamıştır. Çünkü hem film üretiminin artması hemde online platformlarla festivallere başvurmanın kolaylaşması çok kötü festivallere bile binlerce başvuru yapılmasına neden olabiliyor.

Şimdi gelin biraz da uzak durulması gereken festivallerden bahsedelim.

Manipülatif film festivalleri

Yukarıda saydığımız niteliklerin bir veya birkaçına odaklanıp hem genç sinemacıları hem de kamuoyunu yanıltan birçok manipülatif festival bulunur. Bu festivaller sinemacıların ve genel seyircinin bilgi eksikliğinden yararlanırlar ve bu işten maddi yarar sağlarlar. Örneğin, yukarıda bir festivalin nerede düzenlenmiş olduğunun önemli bir faktör olduğundan bahsettik. Fakat bir festivalin Hollywood’ta düzenlenmesi tek başına festivalin prestijli bir organizasyon olduğu anlamına gelmiyor. Hollywood gibi marka değeri yüksek yerlerde düzenlenen, abartılı başvuru ücretleri talep eden, sadece ilk yılında veya birkaç yıldır düzenlemiş, fiziksel gösterim bile yapmayan bazı festivaller seçkisine yüzlerce alıp, sonra da bu filmlere aylık hatta haftalık düzenlenen yarışmalarda sadece bir plaketten ibaret ödüller dağıtabiliyor. Sadece kazananların davet edildiği ödül törenleri ise festivallere meşru bir görüntü vermek için kullanılıyor. Hem sinema sanatı hem de sinema endüstrisi adına hiçbir önemi olmayan bu ödüller bilerek ya da bilmeyerek basında ve sosyal medyada gerçek gibi yansıtılıyor.

Tabii ki bu manipülasyon seyiciye ulaşmak adına sinemacılar tarafından bir reklam stratejisi olarak kullanılabilir. Fakat bize göre asıl sorun genç sinemacıların bu tip yapay başarılarla ilerlemeyen ve gelişmeyen bir kariyer döngüsünün içine girmesidir. Ülkemizde ne yazık ki gördüğümüz tablo bu şekilde. Piyasada neredeyse ödülsüz bir kısa film bulmak imkansız. Fakat uluslararası anlamda başarılı, evrensel seyirci tarafından kabul görmüş sinemacılarımızın sayısı orantısız bir şekilde çok düşük. Bu muhteşem başarı elde ettiklerini iddia eden kısa filmciler ve bağımsız sinemacılar nerede? Nerede olduklarını biz söyleyelim: Instagram ve ucuz ulusal medyada kendilerini kandırmakla meşguller.

Bu konu hakkında çok bariz bir manipülasyon örneği halihazırda Cannes Film Festivali adı kullanılarak gerçekleşiyor. Yanlış Yönlendirmeler başlığı altında şurdaki yazımızda bu konudan bahsetmiştik: Biyografi nedir? Biyografi nasıl yazılır? Filmografi nedir?

Film festivalleri nasıl film seçer?

Film festivallerine nasıl başvurulması gerektiği konusuna girmeden önce festivallerin nasıl film seçtiğine değinmenin faydalı olacağını düşünüyoruz.

Her bir festivalin kendine ait geleneksel bir film seçme tarzı bulunur. Örneğin, Locarno ve Rotterdam gibi festivaller hikaye ve biçimde yenilik ararken Cannes usta isimlere ana seçkisinden yer vermeyi tercih eder. Tabii ki bu tarzlarda kesin çizgiler yoktur. Festivaller sinema sanatı gibi gelişen ve değişen organizasyonlar olduğu için festivallerin seçici kurullarının bakış açıları da zamanla değişebilir.

Büyük festivaller sinemaya yön verme niyetinde oldukları için belli bir strateji benimseyip, kendi dünya görüşlerine uygun filmleri seçip ön plana çıkartabilmektedirler. Ayrıca film festivalleri filmlerinizi kullanarak kendi reklamlarını da yaparlar ve bunu yaparken finansman sağladıkları organizasyonlara şirin gözükmeleri gerekir. Yani festivaller bu organizasyonların dünya görüşüne yakın filmleri seçkilerine almak zorunda kalabilirler. Bu da bazen konuyu sinema sanatıyla uzaktan yakından alakası olmayan yerlere götürebilir. Bu bağlamda film festivallerinin film seçmede ve ödüllendirmedeki en büyük sorunu politik doğruculuktur. Şimdi gelin biraz bu konuyu açalım.

Festival sistemi

Festivaller yukarda saydığımız nedenlerden dolayı çoğu zaman dünyanın gündemindeki konulara değinen, eleştirel veya radikal bir çizgideymiş gibi gözüken fakat kabul görmek için kimseyi incitmemeye çalışan ve genel sağduyuya hitap eden filmlere geniş kontenjanlar ayırırlar. Bu filmlerin seçimi filmler henüz senaryo aşamasındayken başlar. Yani bazı filmlerin iyi bir festivale seçileceği film daha senaryo ya da proje aşamasındayken aşağı yukarı bellidir.

Sistem şu şekilde işler:

  • Dünyanın gündeminde olan sosyo-politik gerçeklikler (cinsiyet özgürlüğü, cinsiyet eşitsizliği, göçmenlik meselesi vb.) hakkında olan, kendini bağımsız veya arthouse sinema diye pazarlayan, politik doğruculuğun dibine vurmuş projeler, balık pazarlarından bir farkı olmayan film forumlarında finansman elde etme amacıyla sinema sanatına hakaret eder gibi inanılmaz bir yapaylık ve bayağılıkla geliştirilir ve sunulur.
  • Bu filmler belli bir derinlik ve sinemasal yenilik vaat ettiklerini iddia ederler. Tabii bu aslında kimsenin umrunda değildir, filmin bir takım çağdaş meseleler hakkında festivallerin sağduyusuna hitap eden bir dil kullanması, seyircinin gözünde bir ilginçliği veya egzotikliği olması, ve belli endüstri standartlarını sağlaması yeterlidir.
  • Sonuç yüzde 90’ı birbirine benzeyen, senaryo ve proje geliştirme atölyelerinde aynı reçeteyle tedavi edilmiş vasat filmlerdir.
  • Festivaller çekilmesi için destekleyip para akıttıkları bu yapımları seçkilerine almak zorunda kalırlar ve ödüle boğup seyirciye zorla izlettirmeye çalışırlar.

Filmlerin sipariş edilmesi

Bu sistemle film festivalleri bir filmin reklamını yapmak dışında filmin yapımında da söz hakkı elde etmiş oluyor. Bir başka deyişle bu yöntemle festivaller dolaylı olarak dünya görüşlerine uyan filmler sipariş ediyorlar. Filmlerin finansman bulabileceği uluslararası bir film fonlama sistemi çoğu bağımsız sinemacı için faydalı olsa da, bizim düşüncemize göre festivallerin bu ideolojik yönlendirmeleri ne yazık ki sinema sanatını derinden baltalıyor. Çünkü festivaller sadece sosyo politik sorunlara değinmek isteyen devlet dışı aktörler gibi hareket edebiliyor. Fakat sinema veya diğer bütün sanatlar daha çok yaratıcısının kişisel gündemi ve kaygılarıyla ile ilgili bir mesele. Kendi gündemlerini ortaya koymak isteyen sinemacılar ve gündemi belirlemek isteyen festivaller arasındaki uçurum, gösterim, ödül ve fonlar gibi unsurlarla cezbedilen sinemacıların bu sisteme yaklaşmasıyla kapatılmaya çalışılıyor.

Tabii ki bu sistem festivallerde gösterilen bütün filmleri kapsıyor diyemeyiz. Söylemek istediğimiz bu filmlere geniş kontenjanlar ayrıldığı ve sinemacıların bu sistemden bilerek veya bilmeyerek yararlanıyor olduğu. Ayrıca sistemden yararlanan fakat bir şekilde ortaya orijinal eserler çıkarmayı başaran sinemacılar da mevcut. Her neyse bizim burdaki amacımız genel olarak sistemin nasıl işlediği hakkında size bir fikir vermekti. İstisnai örnekler olmakla birlikte bu duruma karşı nasıl tavır alacağınız tamamen size bağlı.

Film sunumlarından bir kare.

Ön seçici kurullar ve festival programcıları

Festival sistemi gerçekliğini bir tarafa bırakırsak bir festivale seçilip seçilmemeniz festivalin ön seçici kuruluna ya da programcısına bağlıdır. Tabii ki bu insanlar arasında sinema sanatından anlayan neyin iyi neyin kötü olduğunu belli bir standartta değerlendirebilen uzmanlar bulunur ve bu sayede yukarıda bahsettiğimiz sistemin dışında kalmış bir çok yeni isim ve film gün yüzüne çıkarılabilir. Aynı zamanda festivallere seçilip seçilmemeniz hayatta her şeyde olduğu gibi biraz da şansa bağlıdır. Binlerce film arasından filminizin festival programcısını ilgisini çekmesi, o kişinin filminize denk geldiği anki ruh haline kadar bir çok küçük faktöre bağlı olabilir.

Yine her işte olduğu gibi çevre edinmek, festival programcılarını tanıyor olmak da belli bir avantaj edinmenizi sağlayacaktır. Sadece ülkemizde değil dünyanın her yerinde birilerini tanıyor olmak veya birilerinin arkadaşı olmak her zaman işe yarar. Aslında bu filmleriniz ve isminizin yavaş yavaş festivallerde duyulmaya başlamasıyla otomatik ve organik olarak gerçekleşir. Şimdi hiç bir programcıyı tanımadığınızı, isminizi kimsenin bilmediğini hesaba katarak festivallere başvururken nelere dikkat etmeniz gerektiğinden bahsedeceğiz.

Festival stratejisi

Buraya kadar film festivalleri hakkında ihtiyacınız olan olumlu ve olumsuz kavramlardan haberdar olduğunuzu düşünüyoruz. Şimdi biz iyi bir sinema filmi çektiğinizi hesaba katarak filmi bitirdikten sonra nasıl bir festival stratejisi belirlemeniz gerektiğinden bahsedeceğiz.

Başvuru öncesi hazırlık

Şunu unutmayın bu iş sadece başvuru ücreti istemeyen festivallere gelişigüzel kör başvurular yaparak olmayacak. Herşeyden önce az bir miktarda da olsa bu işe bir bütçe hazırlamanız gerekir. Çünkü listenizde başvuru ücreti isteyen festivaller de bulunacak.

Festivaller başvurularda filmlerden aşağı yukarı aynı bilgileri ve materyalleri talep ederler. Bu materyalleri eksiksiz hazırlamanız gerekiyor. Ayrıca bütçenizin bir kısmını iyi bir fragman, film afişi ve basın kiti hazırlamak için kullanabilirsiniz. Basın kitine filminizin görsellerinin yer aldığı, filmi kısaca özetlemek ve karşı tarafın ilgisini çekmek amacıyla hazırlanan fragmanın pdf hali diyebiliriz. Sevdiğiniz filmlerin basın kitlerini (press kit diye de geçer) Google’da aratıp inceleyebilirsiniz. Ayrıca profesyonel bir afiş ve basın kiti hazırlamak için bionluk.com gibi sitelerden freelancer tasarımcılara sipariş verebilirsiniz.

Kısacası, başvuru yaparken karşı tarafa filminiz hakkında fikir verecek bütün imkanları değerlendirmelisiniz. Örneğin, başvuruda filminizin en ilgi çekici sahnelerinin görsellerini kullanmalısınız.

Başvurulacak festivallerin belirlenmesi

Filminizin ilk gösterimini, yani dünya prömiyerini yapacağı festival çok önemlidir. Filminizin büyük bir festivalde ilk kez gösterilmesi, filmin yolunun açık olacağı anlamına gelir. Bu yüzden festival stratejisini ilk gösterim öncesi ve ilk gösterim sonrası olarak iki bölüm halinde sunacağız.

İlk gösterim öncesi

İşe Cannes, Berlin, Venedik, Sundance, Toronto, Locarno, Rotterdam gibi büyük festivallere başvurarak başlamalısınız. Çünkü bu festivallerden birine seçilirseniz, sonrası için fazla bir şey yapmanız gerekmeyecek. Çünkü diğer festivallerin programcıları bu büyük festivalleri takip ettiği için, siz daha başvuru yapmadan size ulaşıp filminizi görmek ve değerlendirmek isteyeceklerdir. Hele ki bu festivallerden birinden ödül alırsanız bu iş çok daha hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleşir.

Büyük festivaller daha önce başka bir festivalde gösterilen bir filmi kabul etmeyeceği için ilk gösterime kadar sabırlı olmanız gerekir. Bu yüzden filmi bitirdikten sonraki ilk bir yıl sabırla büyük festivalleri denemelisiniz. Büyük festivaller direkt başvuru aldığı gibi bazen ülkelere özel seçici kurullar yollarlar. Örneğin; ülkemizde Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği bu organizasyonları düzenleyip Türk Filmlerini büyük festivallerin programcıları ile buluşturuyor. Tabii ki bunun için organizasyonu düzenleyen meslek birliğinin ön elemesinden geçmeniz gerekir.

B planı

Eğer büyük bir festivale seçilmediyseniz halen başarılı bir festival süreci geçirmeniz mümkün. Çünkü halen başvurabileceğiniz yukarıda belirttiğimiz gibi evrensel veya bölgesel olarak kendini kanıtlamış San Sebastian, Tribeca, Karlovy Vary, Moskova, Tokyo, Montreal, Saraybosna gibi bir çok festival bulunur. Ayrıca önemli organizasyonların onayından geçmiş festivaller ilk gösterim için iyi seçimlerdir.

Örneğin, Uluslararası Yapımcılar Federasyonu‘nun belirlediği listeye buradan ulaşabilirsiniz: http://www.fiapf.org/intfilmfestivals_sites.asp

Ayrıca Google’da Oscar Qualifying Festivals diye bir arama yaparsanız Sinema Sanatları ve Bilimler Akademisi‘nin onayından geçmiş festival listesine ulaşabilirsiniz.

Bu festivallerden birine seçilmeniz filminizi uluslararası alanda görünür kılmaya yardımcı olacaktır. Ayrıca bu festivallerde ilk gösterim hakkı kazanan filmlerin diğer iyi festivallere seçilme olasılığı yüksektir. Çünkü bu filmler iyi bir referansa sahip olacaktır.

C planı

Yukarıda sözü edilen herhangi bir festivalde ilk gösterim yapmasanız bile halen başarılı bir festival süreci yaşamanız mümkün. Yazımızda belirttiğimiz festival değerlendirme ölçütlerini sağlayan birçok festival hem ülkemizde hem de yurtdışında bulunmakta. Ayrıca bazı film türlerine geniş yer ayıran veya sadece bir türde film gösteren festivaller bulunur. Örneğin, bir belgesel çektiyseniz sadece belgesel gösterimi yapan festivalleri deneyebilirsiniz. Ya da kısa filmle başvuracaksanız sadece kısa film gösteren fakat belli bir büyüklüğe ve prestije ulaşmış festivallere başvuru yapabilirsiniz.

D Planı

Halen iyi bir festivalde ilk gösterim alamadıysanız şansınızı, ulusal ölçekli, iyi organize edilmiş küçük festivallerde deneyebilirsiniz. Hem belli bir seyirciye ulaşıp hem de muhtemel para ödülleri ile bir sonraki projenize destek arayabilirsiniz. Ayrıca belli konulara öncelik veren ve farkındalık yaratmak isteyen festivaller bulunur. Bazen iş sinema sanatından uzaklaşarak aktivizm tarzı alanlara kaysa da filminiz özel bir konu hakkında ise bu tip festivallerde görünürlüğünüzü artırmayı deneyebilirsiniz.

Son çare

İlk gösterim için bu planların hiç biri tutmadı ise tek çare kalıyor. Oda yukarıda belirttiğimiz manipülatif festivallerde şansınızı denemek. Bu yöntemle belli bir kamuoyu oluşturup seyirci kazanamazsınız diyemiyoruz. Çünkü her kör satıcının bir kör alıcısı bulunur ve belli kitleler için sadece bir işin etiketi yeterlidir. Fakat bize sorarsanız kendinizi kandırmak yerine kendinizi geliştirip başka bir film yapmak daha mantıklı olacaktır. Ya da filminizi festival sürecine sokmayıp online platformlar kullanarak kendi imkanlarınızla bir dağıtım süreci başlatabilirsiniz.

İlk gösterim sonrası

İlk gösterim sonrası filminizin dünya prömiyeri gerçekleşmiş olduğu için dünyada ilk gösterim talep eden diğer bütün festivaller başvuru listenizden otomatik olarak çıkmış olacak. Bundan böyle ilk gösterim ölçeğini bölge ve ülkelere göre küçültebiliriz. Örneğin, filminiz ilk gösterimini İtalya’daki bir festivalde gerçekleştirdi ise, filminizin Avrupa prömiyeri de eş zamanlı gerçekleşmiş olur. Böylece artık Avrupa’daki ülkelerde, ulusal olarak ilk gösterim talep eden festivallere başvurabilirsiniz. İlk gösterim ölçeğini bu şekilde adım adım küçültmek filminizin festival yolculuğu için faydalı bir yöntem olacaktır. Böylece festivallerin büyüklüğü ve prestijleri de bir nevi sıralanmış olur.

Fakat bu başvuruları artık eş zamanlı gerçekleştirmeniz gerekiyor. Çünkü ilk gösterim tarihinden itibaren filminizin gösterim yılı sinema dünyasına bildirilmiş olur. İlk gösterimin ardından çoğu festivalde yer almanız için 2 yılınız vardır. Çünkü çoğu festival aynı yıl veya bir önceki yıl ilk gösterimini yapılmış filmleri kabul eder.

Bu nedenle festivallere başvururken başvuru takvimi yapmanız elzemdir. Bir ülkedeki festivale seçilmemeniz halinde, sırada alternatif başvurular beklemelidir. Yani süreyi etkili kullanmak adına başvurularınız sonucunu beklemeden, 2 yıllık bir süre zarfında bir ülkede başvurulacak festivalleri ve başvuru sıralamasını belirlemelisiniz. Örneğin, bir ülkede ulusal ilk gösterim talep eden herhangi bir festivalden gösterim alınmama ihtimali hesaba katılarak daha küçük ve yerel festivaller de listeye alınmalıdır.

film festivalleri
Rotterdam Film Festivali‘nden bir kare.

Film festivali başvuru platformları

Büyük festivallerin çoğu kendi web siteleri üzerinden başvuru alırken, dünyadaki birçok festival başvuruları çeşitli platformlar aracılığıyla alırlar. Bu platformlarda filminizin bilgilerini bir kere girdikten sonra festivallere sadece bir tıkla başvuru yapabilirsiniz.

Biz en başarılı platformlarından biri olan filmfreeway.com‘u kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Bu sitede festivalleri takip edebilir, yeni festivaller keşfedebilir ve kendinize bir başvuru takvimi belirleyebilirsiniz.

Ayrıca festagent.com‘da neredeyse bütün festivallerin başvuru tarihlerini ve ülke ülke kategorilere ayrılmış bir listesini bulabilirsiniz.

Festival yolculuğu sonrası

Yukarıda saydığımız gibi film festivallerin asıl amacı filminizin reklamını yapmaktır. Eğer başarılı bir festival süreci geçirirseniz hem isminizi hem de filminizi sinema dünyasında görünür kılabilir ve evrensel ölçekte daha çok seyirciye ulaşmak için dağıtıcılar, televizyonlar ve online platformlarla anlaşabilirsiniz. İyi bir festival süreci, bu mecralara evrensel olarak ulaşmanızı kolaylaştırır. Çünkü filminiz halihazırda rafine ve uzman gözler tarafından değerlendirilmiş ve kalitesini kanıtlamış olur. Ayrıca festival yolculuğu sırasında az da olsa dünyanın farklı yerlerinden seyircilerle buluştuğunuz için filminiz seyirci önünde kendini test etme fırsatı yakalar.

Film festivalleri hakkında söyleyeceklerimiz bu kadar. Umarız filminizi gün yüzüne çıkarmak adına buradaki bilgiler işinize yarar.

Bir sonraki yazımızda Kültür Bakanlığı’nın sinema destekleri hakkında bilgi vereceğiz.


Sonraki yazı: Sinema destekleri: Kültür Bakanlığı desteği

Önceki yazı: Sıradışı filmler: 5 diyalogsuz film önerisi


Film festivalleri SSS

Film festivalleri nedir?

Film festivalleri çeşitli yöntemlerle seyirciye ulaşma amacı güden sinemacıların kendilerini pazarlama mecralarıdır.

Film festivalleri ne değildir?

Sanılanın aksine film festivalleri sadece sanat filmlerinin yer aldığı gişenin alternatifi mecralar değildir. Film festivalleri sadece sinema sanatını desteklemek amacı güden masum organizasyonlar da değildir. Film festivalleri aslında reklam ve finansman işlevi görürler. Bir filmin sanatsal bir değer taşıyıp taşımaması filmin seyirciye hangi yöntemle ulaştığı ile değil, filmin kendisiyle ve yaratıcısının filme yaklaşımı ile ilgilidir. Bir film festivallerinde gösteriliyor veya ödül alıyor diye sanat filmi olmaz ya da sanat adına yapılan her film festivaller aracılığıyla pazarlanacak diye bir kural bulunmaz.

© 2020 Yapım Ekibi